Yukarı

En Farklı En Güzel Yerler

Biraz keşif, biraz macera, biraz adrenalin, biraz turizm.

Hani hepsinden azar azar tam ortaya sipariş ettiğimiz yemeklerimiz vardır ya, işte bu gezi aynen böyle bir rota olacak sizin için. Ama öncesinde nasıl planlamalıyız, bizi neler bekliyor, nasıl hazırlanmalıyız, biraz bunlardan bahsedelim. Bisikletle tur yapanlar bile aslında kendi içinde farklılaşıyor. Kimi çadırda kalmayı çok severken, kimi bunu eziyet olarak görüyor. O kadar pedal çevirip, sıcak bir duş alabileceği otelde kalmayı daha uygun görüyor. Hatta kimileri de arabalarının arkasına bisikletlerini koyuyor, direkt kalacağı oteli belirliyor ve gittiği otele yakın yerlerde  rotalar çıkartıyor. Kimi ise, “turcu dediğin araca binmez, pedalına basar ve tüm rotayı bisikletiyle gezer” der ve son noktayı koyar. 

Bu yazımızda sizlere yalnız ya da bir yol arkadaşınızla ilk kez tecrübe edebileceğiniz 1 gece 2 günlük bir macerayı nasıl yaşarsınız bundan bahsedeceğiz. Genellikle tur bisikletçileri bildiğiniz gibi, ulaşmak istediği noktaya evinden itibaren bir rota çizer ve geçtiği noktalarda, bazen çadır, bazende bisikletçi misafir eden evlerde ya da otellerde konaklar. Ulaşacağı mesafeye göre de planlamasını yapar ve bunun için belli bir zaman ayırmak zorundadır. Ama siz hafta sonunda ya da uygun bir zaman içerisinde doğru planlamayla belirleyeceğiniz başlangıç noktasına otobüsle ulaşım sağlayarak, birçok farklı yeri keşfedebilirsiniz. Tur planınızı tamamlar, varış noktasında dilerseniz çadır ya da otelde konaklayıp, dönüş yolculuğunuzu da otobüsle yaparak, bir kaç güne sığdıracağınız bisikletli gezinizle farklı yerleri keşfedebilirsiniz. Şimdi tecrübeyle sabit bir rotayı, kısa zamanda nasıl gezebiliriz, hep beraber görelim. 

Şimdi 2 gün 1 gece konaklamalı bir tur planlayalım. Başlangıç noktamız da Şarkikaraağaç olsun! “Orası neresi ya!”, diyenleri duyuyor gibiyiz. Hatta hemen Google’u açıp haritalarda yerini ayaranlar da vardır. Sakin olalım lütfen… İstanbul’a 588 km, İzmir’e 484 km, Ankara’ya 383 km mesafede olan Şarkikaraağaç Isparta’nın şirin bir ilçesi. Otobüsle ulaşım mümkün. Bisikleti ücretsiz taşıma yapan bir otobüs firmasından biletinizi alıyorsunuz ve sabah 7-8 gibi varış yapabileceğiniz bir planlama yapıyorsunuz. Biletimizi aldıysak, haydi şimdi beraber çantamızı hazırlayalım. Öncelikle çantanızda çok az eşya almanızı tavsiye ederiz. Akşam için günlük bir kıyafet ve sürüş için yedek kıyafetlerinizin yanı sıra, yedek iç lastik, pompa, ışıldak ve yama setinin mutlaka çantanızda olması önem arz ediyor. Otobüs yolculuğu esnasında kancalı lastik tutacaklardan da olması, bagajda bisikletinizin sallanmamasına ya da ayarlarının sabit kalmasında yardımcı olacaktır. 

Bisikletimiz, çantamız ve kaskımız hazır. Artık maceraya başlayabiliriz. Otobüsün hareket saatinden 30 dakika önce otogara varış yapmamız önemli. Yolculuk yapacağınız otobüs perona yanaştıktan sonra, bagaja ilk olarak bisikletinizi koymaya özen gösterin. Öncelikle bisikletinizin ön tekerini sökmelisiniz. Eğer disk frenli bir bisikletiniz varsa, disk kaliperlerinin arasına bir kağıt koyabilir ya da bisikletçinizden özel olarak bunun için kullanılan plastik aksesuarı temin edebilirsiniz.  Bisikletinizi vites aktarıcı kısmını güvenli ve herhangi bir çantanın sıkıştıramayacağı şekilde konumlandırmalısınız. Eğer iki bisikletliyseniz, gidonları ters bir şekilde iç içe koyabilir, iki bisiklet arasına sökmüş olduğunuz ön tekerlekleri koyabilirsiniz. Daha sonra kancalı lastikle birlikte önce bisikletleri birbirine, daha sonra bagajda sabitleyeceğiniz bir noktaya bağlayarak, bisikletin sallanmamasını sağlayınız. Böylece hem bisikletiniz çizilmez, zarar görmez ve vites ayarları bozulmamış olacaktır. 

Sabah varacağınız Şarkikaraağaç’ta otobüs sizi köy meydanının biraz dışında indiriyor. Bisikletleri dikkatli bir şekilde bagajdan indirip, ön tekerleklerini takıyoruz. Köy meydanına geldiğinizde çok güzel ve temiz bir kahvaltı noktası sizi şaşırtabilir. Burada sabah kahvaltınızı yapıp, kahvenizi içip enerjinizi toplayıp, son hazırlıklarınızı  yapabilirsiniz. Eğer hazırsak artık pedallarımızı çevirebiliriz. 

Şarkikaraağaç köy meydanından hareket etmemizle birlikte, rotamız öncelikle öğlen yemeğini planladığımız Yenişarbademli olacak. Doğayla iç içe pedallayacağınız bu keyifli gezide, aynı zamanda literatürünüze yeni belde isimlerini de almış olacaksınız. Öncelikle araç trafiğinin oldukça az olduğunu garanti edebiliriz. Sırasıyla köy evlerinin arasından geçerken, ince ince tezek kokularının yanısıra kuş sesleri, zincir sesinize ahenk katacak. Yolun 5. Km’siyle birlikte köyden çıkacak ve doğanın içinde yalnız bir bisiklet sürüşü sizi bekliyor olacak. Bu sebeple çantanızda yeterli suyunuz ve şeker takviyenizin mutlaka olmasına dikkat ediniz. Çünkü ilk yerleşim yeri öğlen yemeğini yiyeceğiniz Yenişarbademli 50km uzaklıkta olacak. 

Planlamanız kiraz zamanı olursa, dünyanın en şanslı bisikletli gezgini siz olabilirsiniz. Çünkü hayatınızda yiyeceğiniz en güzel kirazı bu rota üzerinde yiyebilirsiniz. Düz ve sakin devam eden rotanın onuncu kilometresinde yaklaşık 1.3 km uzunluğunda olan ilk tatlı rampanız sizi karşılayacak. Rampanın bitmesiyle birlikte, aynı tatlılıkta iniş yaparken, uzaktan Beyşehir gölünün inanılmaz mavi tonu sizi büyüleyecek. Bu efsane manzarayı daha yakından görebilmek için, hızınızı farkına varmadan artıracaksınız. Rotanın 20. Km’sinde sol tarafınızda yer alacak Beyşehir gölü, yaklaşık 25. Km boyunca size sürüşünüzde eşlik edecek. Burada bol bol durup fotoğraf çekmeyi sakın unutmayın. 

Rotanın 50. Km’sinde bulunan Yenişarbademli’ye vardığınızda burada Pınarözü pide salonu var. Öğlen yemeğinizi burada planlayabilirsiniz. Karbonhidrat depolarınızı doldurmak size iyi gelecektir. Çünkü sizi, yaklaşık 18 km devam eden bir rampa bekliyor olacak. Yenişarbademli’de 1100 m olan rakım, Kızıldağ Milli Park bölgesinde 1803 m’ye kadar çıkacak. Ancak geçecek olduğunuz 18 km her şeye değer. Yol üzerinde yıllanmış çam ağaçları, sizi kendinizden alacak. Karbonhidrat depolarınızın yanı sıra, bu rotada oksijene de doyacaksınız. Zirvede bulunan Vali Çeşmesi bölgenin oldukça bilinen bir noktası. Yine burada da bir hatıra fotoğrafı çektirmeyi unutmayınız. 

Bu kadar yokuş çıktık, artık inelim değil mi… Evet inişe hazırsak, önce frenlerimizi kontrol edelim. Çünkü 14 km boyunca devam eden bir iniş sizi bekliyor. İnişin 8. Km’sinde ise, asfalt kalitesi artacak ve sıcak asfaltta sürmeye başlayacaksınız. Sırasıyla Yakaavşar ve Terziler köylerini geçip Aksu ilçesine ulaşacaksınız. Yine uzunca soluklanacağınız bir yer için Aksu’yu tercih edebilirsiniz. Yalnız Aksu’ya saat 17’den önce varmayı planlayın. Çünkü Aksu’da gerçekten inanılmaz güzellikte tarihi bir mağara var. Buraya kadar pedal çevirip, Zindan mağarasını görmemek gerçekten yazık olur. Aksu’ya 1-2 km uzaklıktaki Zindan mağarasına vardıktan sonra, giriş için biletimizi alıp, bisikleti güvenli bir noktaya bırakınız. Zindan Mağarası yetkilisi oldukça nazik ve bisiklet dostu, size mutlaka yardımcı olacaktır. 

756 m uzunluğu olan Zindan mağarasında girdiğinizde, damlataş, sarkıt ve dikitler minyatür kanyonlar oluşturduğunu göreceksiniz. Mağara içindeki akarsuyun magnezyum ve kalsiyum değerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Damlayan sulardan yüzünüzü yıkayabilirsiniz. Mağara önünde ise antik açık hava tapınağı yer alır. Bu alandan erken Helenistik devirden Selçuklular’a kadar uzanan buluntular çıkarılmıştır. Mağara girişinin karşısındaki tepenin üzerinde ise Manastır Kilisesi kalıntıları yer alır.

Aksu’da güzel bir istirahat sonrası varış noktamız olan Eğirdir için 28 km pedal çevireceğiz. Aksu’dan Eğirdir’e giderken 11. Km’de başlayan inişle birlikte, sağ tarafınızda güzel bir Eğirdir gölü manzarası eşliğinde yol alacaksınız. Eğirdir’e vardığınızda km saatimiz 122 km gösterecek. Sanırım güzel bir duşu ve dinlenmeyi hak ettiniz. Eğirdir’de nerede kalabilirim ya da nerede çadır kurabilirim sorularına gelecek olursak, Charlys Pension ve Otel Altıngöl’ü bisiklet dostu konaklayabileceğiniz yerler olarak önerebiliriz. Çadırda konaklama içinse, Eğirdir yarımadası sonunda uygun bir yer bulabilirsiniz. 

Eğirdir’e gelmişken ne yapılır, neler yenir derseniz, akşam yemeğinde mutlaka göl levreğini denemenizi tavsiye ederiz. Eğer konaklamanızı Charlys Pension’da yapıyorsanız, akşam yemeğini bu şekilde isteyebilir, göl manzarası eşliğinde yemeğinizi yiyebilirsiniz. Eğer konaklamanızı burada yapmıyorsanız, Melodi Resturant size önerebileceğimiz diğer göl manzaralı bir nokta olabilir. Bizce şimdi güzel bir uykuyu hak ettiniz. Siz güzelce istirahat ederken bizler de önümüzdeki ay, en farklı, en güzel ve sizi büyüleyecek nerelere pedal çevirebilirsiniz, bunun planlamasını yapalım ne dersiniz? 

Hayatı camdan değil, candan yaşayacağınız bir başka keyifli rotada görüşmek dileğiyle…

Yorum Yap