Yukarı

Evde Bisiklet ve Zwift (Nelere ihtiyacımız var?)

Tarih kitaplarında yer edinecek büyüklükte küresel bir olay haline gelen Covid-19 salgını bütün dünyayı evlerde kalmaya zorladı. İnsanlık çok sayıda kayıp verirken asıl korkulan şey bu salgının içerdiği potansiyel tehdidin büyüklüğü. Bu yazının yazıldığı günlerde henüz kesin bir çaresi de bulunmadığı için, bilinmezlik içinde tedbiri elden bırakmayıp bilim insanlarının ve tıpçıların cansiperane çalışmalarının sonuçlanmasını beklemekten başka seçeneğimiz şimdilik yok.

Tüm toplu spor organizasyonları iptal ya da uzun süreli ertelemelere giderken, bahar klasikleri ve büyük turlar gibi dünyanın en çok izlenen spor olaylarından bazılarını bünyesinde barındıran bisiklet sporu da bir süre için sekteye uğramış oldu. Sosyal medyadan takip ettiğimiz Profesyonel sporcuların evde yaptığı online trainer antrenmanlarını izlemeye başladık. Hatta takımlar da işin içine girerek bir biri ardına toplu etkinlikler yapmaya başladı. Ünlü yarışların sanal versiyonları dahi yapıldı. 

Tabi internet küresel ve coğrafi sınır tanımıyor. Böylelikle birlikte sürüş yapma şansını zor bulduğumuz (günlerimiz çok yoğun geçiyor) pro sporcularla grup sürüşlerine katılma şansı bulduk. Örneğin geçtiğimiz günlerde düşürülme riskini (!) dahi göz önüne alarak  Mark Cavendish liderliğinde Bahrain-Maclaren takımının Zwift sürüşüne katılıp keyifli birkaç kilometre geçtim… ya da geçmedim, yerimde saydım…

Takımlar bu tip aktiviteleri yapmaya da mecburlar çünkü sezon başında imza atılan yüz binlerce dolarlık sponsorluk anlaşmalarının bir şekilde yerine getirilmesi ve en azından sosyal medyada spora olan ilginin canlı tutulup, ödenen paraların bir şekilde ‘hak edilmesi’ gerekli. Ayrıca elbet takvimin belirli bir noktasında hayat normalleşecek ve yarışlar yeniden başlayacak. Sporcuların da antrenmanları sürdürüp iple çektiğimiz o günlere hazır olmaları gerekiyor. 

Uzun lafın kısası sadece pro sporcular değil, biz fani amatörler de çareyi online bisiklet aktivitelerinde bulduk. Kimimiz ciddi; yarışlar yeniden başladığında hazır olmak istiyor. Kimimiz aylarca pedal çevirip şekillendirdiği fiziğini korumak… Yarışanlar için durum biraz daha karışık çünkü takvim ve hedef yarışlar bir anda panomuzdan yok olunca özenle hazırlanan antrenman programları da alt-üst oldu. Bu yüzden çoğumuz için en mantıklı strateji var olan form seviyesini korumak ve bu süre zarfında vücudumuzun güçsüz olan bölümlerini evdeki güç çalışmalarıyla eğitmek. Böylece takvim yeniden oluştuğunda, tıpkı sezon arasından çıkar gibi sistemli yüklemelerle yarışmaya hazır hale gelebiliriz. En azından öyle umuyoruz.

Evlerden çıkamadığımız için bizi dışarı ve arkadaşlarımıza bağlayan tek şey bir kablodan akan elektriksel veriler (Merhaba Matrix!). İnternet bağlantımız var, peki evde sıkılmadan bisiklet kullanabilmek için başka nelere ihtiyacımız var? Birkaç başlık altında bunlara göz atalım. 

Online Antrenman Uygulaması 

Bu başlık altında sözünü edebileceğimiz pek çok uygulama mevcut. Zwift, Road Grand Tours (RGT), Rouvy gibi yalnızca bu amaçla kurulmuş ve ücretli olarak hizmete sürülmüş uygulamalar yanında bir de Tacx, Elite, Bkool gibi trainer üreticisi markaların geliştirdiği uygulamalar var. Bunlara genellikle markanın trainer ürününü aldığınızda beraberinde gelen kodlarla internet üzerinden aldığınız pakete göre değişen sürelerde erişim sağlayabiliyorsunuz ancak uzun süreli kullanımlar için yine üyelik ücreti gerektiriyorlar. 

Burada ağırlıklı olarak Zwift’i ele alacağım çünkü dünya üzerinde en çok tercih edilen ve şu ana dek en stabil çalışan uygulama. 2014 yılında kurulan Zwift’in fikirsel arka planında ciddi-amatör bir bisiklet sporcusunun ve hobi olarak “evde trainer” yazılımı üreten bir yazılımcının “Neden olmasın?” diyerek yola çıkmaları yatıyor. Pandemi sürecinde doğal olarak Zwift’e olan ilgi ve talepte büyük bir patlama oldu. Günün herhangi bir saatinde uygulamaya girdiğinizde dünya üzerinde yirmi binin üzerinde kişinin aynı anda pedal çeviriyor olduğunu görebiliyorsunuz. Ayrıca hem resmi takım etkinliklerinde hem de bir parkurda alelade bir sürüş yaparken profesyonel bir sporcuya rastlama olasılığınız oldukça yüksek. 

Zwift’in  stabil olarak çalışmasının altındaki en büyük nedenlerden birisi, standart bir bilgisayar, akıllı telefon ya da tabletler için ekran kartını zorlayan grafiklere sahip olmayışı. Bu da yalnızca pedal çevirmeye ve güç üretmeye odaklanmanıza olanak veriyor. 

Tüm diğer antrenman yazılımları gibi Zwift içinde avatarınızı (yani sanal olarak siz) belirli bir hızda hareket ettirmek için pedal çevirerek güç üretmeniz ve watt cinsinden ürettiğiniz bu güç değerinin ANT+ ya da Bluetooth sinyali ile bilgisayara aktarılması gerekli. Eğer bisikletinizde güç ölçer (powermeter) varsa ya da akıllı (smart) trainer kullanıyorsanız işler kolaylaşıyor. Çünkü ürettiğiniz “watt” bu aygıtlarca oldukça doğru biçimde ölçülerek uygulamaya aktarılıyor. 

Klasik bir trainer kullanıyorsanız, öncelikle kullandığınız modelin Zwift için belirlenen dirence ayarlanması gerekli. (Örneğin temel bir model olan Tacx Blue Motion için belirlenmiş direnç ayarı 4.kademe.) Ayrıca klasik bir trainer kullanırken bisikletinizde bir kadans ve bir hız sensörü mutlaka gerekiyor. Pedal çevirmeye başladığınızda Zwift, kadans ve hızınıza göre “ZPower” adı verilen bir algoritmayla ürettiğiniz gücü tahmini olarak hesaplıyor. Burada arka tekerdeki lastiğin havası, trainerdaki silindirin baskısı vs. gibi çok sayıda değişken olduğu için bu hesaplama sapabiliyor. Bu nedenlerle ZPower kullanan sürücüler genellikle yarış klasmanlarında yer alamıyor. Yine kadans ve hız sensörüyle roller kullanarak da Zwift’e bağlanabiliyorsunuz.

Ayrıca Zwift üzerindeki hızınızın doğru ve tutarlı olarak belirlenmesi için boy ve kilo değerlerinizin doğru olarak girilmiş olması gerekli çünkü diğer sürücülere kıyasla hızınız, kilo başına ürettiğiniz güç ile belirleniyor. Örneğin 100kg ağırlığında bir sürücü 200 Watt üreterek (kg başına 2W) üretirken kendisini 20 km/s hızla hareket ettirirken, 50kg ağırlığındaki bir sürücü 200W üretirse (kg başına 4W) kendisini 40 km/s hızla ilerletebilir. Bu ayarlar Zwift yarışlarında suistimale açık gibi görünse de uygulama tutarsız verileri tespit edip kötü niyetli sürücüleri oyun içinde herkesin göreceği biçimde işaretliyor. Ayrıca zwiftpower.com gibi web siteleri de detaylı veri analizi yaparak yarış listelerinin doğru biçimde sıralanmasına olanak veriyor. 

Zwift içinde yapılabilecek şeyler çok çeşitli. Bunların arasında oldukça faydalı ve geniş bir yelpazeye yayılan antrenman programları var. Amacınıza göre seçebileceğiniz, günlere, hatta haftalara yayılan programları uygulayarak form ve performans hedeflerinize ulaşmanız mümkün. Bu antrenmanlar sırasında program neler yapmanız gerektiği konusunda anlık olarak rehberlik yapıyor. Ayrıca arkadaşlarınızla buluşup grup sürüşleri organize edebilir ya da etkinlik takviminde bitip tükenmeyen yarışlardan birisine kaydolabilirsiniz. Zwift’te yarışmanın güzelliği her şeyin çok hızlı biçimde olup bitmesi ve yarış ardından evinizin konforunda duş, yemek ve dinlenme olanaklarının varlığı. Zwift üzerinde kat ettiğiniz kilometreler size tecrübe puanları kazandırıyor. Bu puanlarla uyum içindeki bisikletinizi ve jant setinizi yükselterek küçük avantajlar kazanabiliyorsunuz. Tamamladığınız her sürüş sonunda ürettiğiniz değerleri özet olarak görürken sürüşler (bağlantı kurarsanız) otomatik olarak Strava hesabınıza yükleniyor. 

Trainer

Yukarıda bahsedildiği gibi evde bisiklet uygulamalarında akıllı trainer, klasik trainer ve roller kullanılabiliyor. Ancak tam anlamıyla verim alabileceğiniz cihazlar akıllı trainerlar. Özellikle etkileşimli (İnteraktif) olanlar. Bunlar gerçek yol hissiyatını daha iyi simüle edebiliyor. Destekledikleri eğim yüzdesi  ve maksimum Watt değerlerine göre fiyatları değişebiliyor. Öte yandan hiçbir üretici ve satıcı içinde bulunduğumuz bu günlere hazırlıklı olmadığı için dünya çapında trainer stokları hızla tükendi. Kim bilebilirdi ki… 

Akıllı trainer terimi, cihazın ekstra bir sensöre ihtiyaç duymadan güç, kadans ve hız verilerini yayınlıyor olması anlamına geliyor. Dolayısıyla bu trainerlar ürettiğiniz gücü de doğru bir kalibrasyonlar çok küçük sapmalarla hesaplayabiliyor. Bazılarının içinde dahili bir güç ölçer dahi bulunuyor. Etkileşimli özelliği ise trainer’ın uygulamadan ve bilgisayardan aldığı verilere göre size uyguladığı karşıt direnci artırıp azaltması anlamına geliyor. Örneğin sürüş yaptığınız Zwift rotasında karşınıza bir rampa çıktığında eğer etkileşimli bir trainer kullanıyorsanız cihaz direnci artıracak ve siz de tıpkı gerçek bir rampa tırmanır gibi yer çekimine karşı koyarcasına pedallara uyguladığınız torku artıracaksınız. Etkileşimli olmayan modellerde ise rampalarla mücadele ederken hızınızın düşmemesi için vitesi sertleştirmek ve kadansı artırmak gerekli. Aksi takdirde oyundaki göreceli hızınız düşüyor ve diğer sürücülerin gerisinde kalıyorsunuz. 

Smart ve etkileşimli trainerlar çounlukla “direct drive” denilen ve bisikletin arka tekerini çıkararak doğrudan trainer üzerindeki rubleye oturtulduğu modellerde olsa da klasik tipte silindirli olanlar ve hatta etkileşimli roller modelleri dahi mevcut. 

Arka tekerleğin çıkarılmadığı silindirli modellerde mutlaka trainer için özel üretilmiş dış lastik kullanılması tavsiye ediliyor, çünkü normal dış lastikler trainer silindirinde aşırı ısıya maruz kalarak hızla eriyebiliyor. Ayrıca trainer lastikleri diğerlerine göre daha sessiz. Eğer sürekli lastik değiştirmek konusunda üşengeç biriyseniz düşük maliyetli bir arka jantı, ucuzundan bir ruble ve trainer lastiği ile bu iş için kullanabilirsiniz.

“Direct Drive” modeller yapısı gereği klasik modellere oranla çok daha sessiz olsa da her trainer mutlaka bir titreşim üretiyor. Komşularınızın saatler süren antrenmanlarınızdan ötürü kapıya dayanmaması için trainer altına bu iş için üretilmiş özel matlar kullanabilirsiniz. Yapı marketlerden temin edebileceğiniz ve çamaşır makineleri için üretilmiş yoğun kauçuk altlıklar da bu konuda oldukça başarılı.

USB ANT+ ya da Bluetooth Dongle

Bu kadar küçük ve önemsiz bir parça için başlık açmaya gerek var mı diye sorabilirsiniz ancak bu küçük ve önemsiz bağlantı aparatı şu anda dünyadaki en nadir elementler arasına girmeye aday. Bu aygıt trainer, hız/kadans sensörleri,güç ölçer, nabız sensörü gibi birçok cihazın yayınladığı veriyi aynı anda bilgisayara ileten ve USB portuna takılan ufak bir çubuk. Eğer kullandığınız bilgisayarda, tablette ya da akıllı telefonda dahili BT ya da ANT+ alıcısı varsa buna ihtiyacınız kalmıyor. 

Vantilatör /Fan

Eğer esintili bir terasta ya da bahçede değilseniz evdeki bisiklet antrenmanları gerçekten çok bunaltıcı olabiliyor. İç mekânda solumak ve kaslarımıza göndermek üzere yeterli oksijen bulamıyoruz. Ayrıca dışarıda yaptığımız sürüşlerde hava akımı sayesinde vücut ısımız dengede kalırken evde bu konuyu fanlar ile yapay olarak çözmek zorundayız. Zwift’te yoğun biçimde antrenman yapan ve yarıştan yarışa koşan çoğu sporcu, kullandıkları mekân içinde ince stratejik hesaplamalarla yerleştirdikleri iki adet fan kullanıyor. 

Havlu-lar

Gidon veya modern deyimle kokpit üzerinde, furş takımı, gidon sargısı ve gidon barımızı terimizin zararlı ve çürütücü etkisinden korumak için bir havlu gerekiyor. Ayrıca kadroyu da korumak için özel kadro örtülerinden kullanabilirsiniz. İkinci bir havlu ise sürüş esnasında kendimizi kurulamak için mutlaka gerekli. Eğer uzun bir sürüşe çıkmaya niyetliyseniz bunların yedeklerini hazırlama ihtiyacı duyabilirsiniz. Çünkü evde gerçekten fazla terliyoruz, epey fazla…

Su veya Elektrolit

Aynı eforu harcadığımızı varsayarak iç mekânda daha fazla su kaybettiğimiz aşikar. Bu yüzden sıvı kaybının önüne geçebilmek için belirli aralıklara su içmek şart. Terlemeyle birlikte bol miktarda mineral de kaybettiğimizi düşünürsek evde kullandığımız mataraya elektrolit ekleme ihtiyacı da mantıken ortaya çıkıyor. Eğer elektrolit almayayım diyorsanız sürüş sonrası limon ve maden suyu karışımı da bir alternatif olabilir.

Son olarak arkadaşlarınızla gireceğiniz yarışı ya da grup sürüşünü daha keyifli hale getirmek için akıllı telefon ve bilgisayarınıza yükleyebileceğiniz Discord ya da TeamSpeak gibi sesli iletişim uygulamalarını kullanabilirsiniz. Yıllardır oyun dünyasının yenilmez savaşçılarına hizmet veren bu uygulamalarla yarış esnasında stratejik haberleşme yapabilirsiniz.

Tufan Sağnak

Yorum Yap