Movistar takımı, Giro d'Italia'daki yeni agresif yarış stratejileriyle dikkat çekti, ancak hedeflenen zaferi elde edemedi.
Movistar, Giro d’Italia’nın 12. etabında sergilediği yeni agresif yarış taktikleriyle dikkat çekti. Yönetici Matt White’ın liderliğinde, takım, yarışın son tırmanışında öne çıkarak rakip sprinterlerden ayrılmayı başarmıştı, ancak etabı kazanmayı başaramadı. Paul Magnier, takımın bu defaki performansını sorgularken, Movistar yine de etkileyici bir performans sergiledi.
Takım, özellikle 4. etapta Cosenza’ya giden yolda, Cozzo Tunno tırmanışında etkili olmuş ve yarışta büyük bir fark yaratmıştı. Orluis Aular, bu agresif yaklaşımdan faydalanarak ikinci sırada tamamlamış olsa da, bu durum takımın motivasyonunu artırdı. Enric Mas, genel klasman mücadelesinden düştüğünde daha fazla saldırı yapma özgürlüğüne sahip olduğunun farkına vardı ve Chiavari’de ikinci sırayı alarak takıma yeni bir motivasyon sağladı.
Movistar, pelotonun önünde ağır bir tempoda yarışırken, birçok tanınmış sprinteri geride bıraktı. Dylan Groenewegen ve Jonathan Milan gibi isimler, bu tempoya dayanamayarak yarıştan düştüler. Takımın stratejisi, diğer takımlarla işbirliği yaparak farklı bir zafer şansı yaratmayı hedefliyordu. White, “Amacımız sadece kazanmaktı fakat bazı unsurlar bizim kontrolümüzde değildi,” diyerek takımın çabasını vurguladı.
Sonuç olarak, Movistar, kazandığı tecrübelerle ileride daha başarılı olma umudunu taşımakta. White, “Zamanımız gelecek,” ifadesiyle takımın gelecekteki hedeflerine olan inancını gösterdi. Ayrıca, genç Belçikalı sprinter Alec Segaert’in son saldırısı takımları adına hoş bir sürpriz oldu ve bu sayede Movistar’ın şansı da bir nebze olsun artmış oldu.



