Yukarı

Bisiklet Çantasında Yeni Bir Marka : Sem

Okurlarımızın tanıması açısından Elmalı çiftini tanıyabilir miyiz?

Ben Engin Elmalı, Peyzaj Mimarıyım, özel sektörde çalışıyorum ve 2012’den beri bisiklete biniyorum. Eşim Senem endüstri mühendisi, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde çalışıyor ve 2008’den beri bisiklete biniyor. 2015 senesinde aramıza katılan kızımız Masal 9 aylık olduğundan beri de üç kişi olarak bisikletli bir hayatın içindeyiz. Kullanmadığımız için, 2018 yılı Mayıs ayında arabamızı da sattık. Artık her türlü ulaşımımızı bisikletle yapıyoruz. 

Sizi bir araya getiren nedir, bununla ilgili bir anınız var mı?

Belediyedeki bir etkinlik esnasında eşim ile tanıştım. Etkinlik sonunda Senem bisikletle ilgili birşeyler söyledi ve ben hemen atlayarak sorular sormaya başladım. Çünkü bisiklet hakkında kafamda çok soru vardı. O zamanlar çalıştığım Güzelbahçe’de Haftasonları gördüğüm kalabalık gruplardaki genç yaşlı birçok insan peş peşe dizilmiş biryerlere gidiyordu ve bende merak uyandırıyorlardı. Acaba bisikletleri mi özel, kendileri mi özel, kıyafetleri mi özel, nasıl bu kadar yol gidiyorlar, vs. Bunların hepsini birden Senem’e sorunca, dur sakin ol biraz deyip ayak üstü kısa bir sohbet ettik ve daha sonra görüşmek üzere sözleşerek işlerimize döndük. İşte tanışmamız bu şekilde oldu. 

Bisiklet Çantaları üretme fikri nasıl ortaya çıktı?

Senem ile bir gün bisikletlerimize çanta almaya gitmiştik. Çantaların hem fiyatları çok yüksekti hem de Senem’in istediği renklerde çantalar yoktu. Bu durum Senem’in kafasında yerli malı bisiklet çantaları yapma fikrini doğurmuştu. Çünkü bisikletine önem veren, evinde hatta salonunda tutan kişilerin, aldıkları çantaların da bisikletleri ile uyumlu olmasını tercih edeceklerini düşünmüştü. İlk başta bana çok mantıklı gelmemişti ama sanırım yanılmamış. 

Semçanta ismini bulan kimdir?

Senem‘e arkadaşları okul yıllarından beri hep “Sem” derlermiş. Benim de ismimin baş harfini içerdiğinden marka ismimiz bu olsun dedik. Hatta Senem hamile kaldığında da çocuğumuz erkek de kız da olsa ismini “M” harfi ile başlatalım dedik. Kızımız doğunca da ismini Masal koyduk. Böylece “SEM” üçlüsünü tamamlamış olduk. 

Müşterileriniz size genelde hangi kanaldan ulaşıyorlar?

Müşterilerimiz bize genel olarak bir çantamızı kullanan memnun bir müşteri vesilesi ile ulaşıyor. Bunun haricinde sosyal medya hesaplarımızdan yaptığımız paylaşımlarla da bizden haberdar olan müşterilerimiz var. 

Müşterilerinizden aldığınız geri dönüşler nasıl? Çanta satışından sonra ürününüzle ilgili bir sıkıntı yaşandığında arkasında durduğunuzu söylemiştiniz burada kısaca ondan da bahsedebilirsiniz.

Müşterilerimizden genel olarak fiyat-performansın iyi olduğu hakkında geri dönüşler alıyoruz. Fakat nihayetinde çantalarımız “outdoor” da denen zorlu dış koşullarda kullanılıyor ve ister istemez sorunlarla karşılaşılabiliyor. Sorun bizden de müşteriden de kaynaklansa farketmez, bu durumlarda yaşadıkları sorunu gidermek için elimizden geleni yapıyoruz. Müşteri şehir dışındaysa bile farketmiyor. Kargo ile çantayı alıp, onarıp geri gönderiyoruz ve nihayetinde memnuniyeti yakalıyoruz. 

Çantalarla ilgili yeni projeleriniz var mı?

Evet, Avrupa ve Amerika’da trend olan “bikepacking” adı verilen, bisikletin kendi gövdesine bağlanarak kullanılabilen çantalar üzerinde çalışıyoruz. Hatta numunelerini oluşturduk bile. Çok yakında set olarak ürün gamımıza eklenecekler. 

Yerli bir üreticisiniz, yabancı üreticilerle rekabetiniz zor olmuyor mu?

Tabii ki, yıllardır Arge çalışmaları yapıp, devasa bütçeleri olan ve son teknolojiyi kullanarak ürün geliştiren firmalarla rekabet etmemiz pek mümkün olmasa da artan dolar kuru bizim lehimize oldu. Bu arada yeni gelecek olan “bikepacking” serimiz ithal ürünlerle yarışabilir kalitede olacak buradan duyurmak isterim. 

Bisiklet kullanan bir çift olarak bisiklet size ne ifade ediyor?

Bisiklet bizim için hem ulaşım aracı, hem spor aracı, hem keyif aracı, hem servis aracı. Mesela birçok insan tatil için otelleri tercih ederken biz senelik izinlerimizde bisikletle keşfedeceğimiz yeni rotaların heyecanını yaşıyoruz. Bizim için bisikletsiz bir hayat gerçekten düşünülemez. 

İzmir’de bisiklet kullanımını nasıl görüyorsunuz?

Son yıllarda epey arttı. Özellikle Bisim’in buna katkısı büyük. Neredeyse her mahallede bisiklet grupları oluştu. Bisiklete binen sayısı arttıkça, bisiklete binen sayısı daha da arttı. Para parayı çeker derler ya, bisikletli de bisikletliyi çekiyor bence. İzmir’de ulaşım amaçlı bisiklet kullanmak hayatı gerçekten çok kolaylaştırıyor. Bunu farkeden insan sayısının çoğalması, mutluluk bizim için.

Yorum Yap