Trainer Akıllı ol!

Son Güncelleme:

Kovid-19 salgınının patlak vermesinden sonra bisikletliler evlere kapanmak ve sürüşlerden uzak kalmak zorunda kaldılar. Bu durumda bisiklet sporuna devam etmek için kapalı ortamda bisiklet gibi davranan ama bir yere gitmeyen “trainer” adı verilen araçlara iş düştü. Aşırı ilgi nedeniyle de kısa zamanda satıcıların elindekiler bitti. 

Çok farklı özelliklerde “trainer” üretilip satılıyor. Bunlardan “base trainer-temel trainer” denilen türleri en basitleri ve ucuzları oluyor. Basit modeller bisikletinizi üzerine takarak kullandığınız ve size gerçekten bir bisikletle gidiyormuşsunuz gibi bisikleti emüle eden basit bir dirençli volan ve bağlantılarından oluşmakta. Direnci kademeli olarak değiştirmenizin dışında başka bir ayar içermiyor. Piyasada böyle cihazlar beş-altı yüz liradan başlayarak satılıyor. 

Parası olanlar için, direnci ve eğimi elektronik kontrollu, uzaktan kumandalı olarak ayarlayabilen, fanı sayesinde rüzgarı bile hissettiren normal bisikletlerin fiyatından bile çok yüksek fiyatlarla alınabilen modeller de bulunuyor. 

Basit ya da gelişmiş olsa da trainer için veri bağlantısı ona ek bir özellik ve değer katıyor. Bu bağlantı genellikle bluetooth üzerinden cep telefonu, tablet veya bilgisayar arasında oluyor. Böylece hız, kadans, güç gibi bilgiler kullanılan uygulamalara iletilebiliyor. Gelişmiş olan “trainer”lerde bu veri akışı çift yönlü olarak gerçekleşerek, kullanılan uygulamadaki sanal sürüş ortamına bağlı olarak eğimin ve direncin değiştirilmesi de sağlanıyor. Bu bağlantı özelliği ile trainerler “smart/akıllı” oluyorlar. 

Akıllı trainer için parası olmayan “fakir” bisiklet sporcularının yapabileceği bir şey var mı? Evet, var. Oldukça uygun bir paraya trainerlerini “akıllandırabilirler”.  Bunun sonucunda yaptıkları çalışmayı otomatik olarak Strava gibi bir uygulamaya aktarabilirler. Ayrıca Strava’nın artık kullanmadığı hız, kadans ve nabız algılayıcılarının verilerini de kullanmış olurlar. 

Çözümümüz için, bir “akılsız” trainer, bir hız+kadans algılayıcılı kilometre saati, Wahoo Fitness uygulaması ve elbette bir Android cep telefonu kullanacağız. Bu şekilde “akıllı” trainer üzerinde hazır bulunan sistemi “aptal” trainere kendimiz eklemiş olacağız. 

Her şeyden önce kısaca Bluetooth ile Ant+ bağlantılarından biraz bahsedelim. Bluetooth (sistemin adı Danimarka’nın ilk kralı “Mavidiş”ten geliyor), öncelikle küçük cihazların telsiz bağlantı ile bir ağa bağlanmasını sağlayan IoT(Internet of Things) dünyasının çok kullanılan sistemlerinden biri. Bu sistemin donanım desteği artık hemen hemen her bilgisayar ve cep telefonunda bulunmakta. Ant(Adaptive Network Topology) sistemi de Bluetooth ile aynı alıcı-verici donanımını kullanan benzeri bir sistem. Bu sistem 2006 yılında Garmin tarafından satın alınan Dynastream tarafından 2003 yılında geliştirilmiş. 2004 yılında düşük güç tüketme özelliği ile Ant+ çıkmış. 

Bisiklet dünyasında kullanılan telsiz bağlantılı cihazlar Bluetooth ve Ant+ sistemlerinden birini veya her ikisini de kullanabiliyor. Her ikisi de düşük güç ve iletilen veri miktarı için uygunlar ama aralarındaki bir fark durumu çok değiştiriyor. Bluetooth sadece iki cihazı birebir bağlayıp kullanırken Ant+ birden fazla cihazın bağlanmasını sağlıyor. Bu durum da Ant+ için gerçekten de büyük bir artı oluyor. Çünkü bisikletlerde gün geçtikçe daha fazla algılayıcı kullanılmaya başlıyor ve bunların hepsinin uygulama veya cihazlara bağlanması gerekiyor. Ant+ ile, hız, kadans, nabız ve güç algılayıcılarının hepsini birden bağlama şansınız bulunuyor. 

Hedefimiz olan trainer “akıllandırmayı” gerçekleştirmek için elimizde bazı cihazlar olmalı ve cep telefonunda bir takım işlemler yapmak durumundayız. En basit olarak bir hız algılayıcısı yeterli olsa da biz bir hız+kadans algılayıcısı kullanacağız. Hatta bunun bir de “bisiklet bilgisayarı” olacak. Malzemelerimiz,

– Tacx Blue Matic – 700Watt, 10 kademe direnç kontrolu.

– Giant Continuum Sync – Ant+ Hız ve kadans algılayıcılı bisiklet saati.

– Xiaomi Mi7 – Android 9.

– Ant Tester uygulaması.

– Wahoo Fitness uygulaması.

Trainer ve cep telefonunuzun olduğunu düşündüğümüzde geriye Continuum Sync kalıyor. Denememizde bunu kullanmamızın nedeni şu anda  Türkiye’de bulunuyor olması ve fiyatının oldukça uygun olması. Bunun yerine farklı kaynaklardan alabileceğiniz Ant+ ile çalışan algılayıcıları da kullanabilirsiniz.

Ant+ Desteği

Çözmemiz gereken ilk sorun Ant+ desteği. Cep telefonlarında Bluetooth hemen çalışır durumda olmasına karşın Ant+ için biraz işlem yapmak gerekiyor. Aynı telsiz alıcı-verici donanımını kullanabildikleri için Android’de kullanılan Linux çekirdeğinin ilgili çekirdek modüllerini ekleyip gerekli ayarları yapmamız gerekmekte. Hemen korkmayın! Ant+ geliştiricileri bunun için bir yardımcı uygulama hazırlamışlar. “Ant Tester” uygulaması size yapacağınız işleri adım adım gösteriyor ve çözüme gitmenizi sağlıyor. 

Ant Tester uygulamasını kurup çalıştırdığınızda size sisteminizin durumunu göstermekle işe başlıyor. Bu sayfada görülen kırmızı işaretliler düzeltilmesi gereken yerler. İşlem genellikle gereken başka uygulamaları yüklemek ve izinlerini ayarlamak şeklinde bir yol izliyor. 

Görülen ilk sorun ANT USB hizmetinin yüklü olmaması. Burada kırmızı “Yok”un yanındaki indirme işaretine tıkladığınızda size gerekli paketin yüklenmesi için yol göstermeye başlıyor. 

Bu adımda “Ant USB Service” paketi yükleniyor. 

Şimdi sıra “Ant Radio Servisi” paketinde. 

Bu aşamada yeni “kırmızı”larla karşılaşıyoruz. Ant Radio Servisi’nin yanındaki kırmızı kilit bize birşeylerin izni olmadığını gösteriyor. Bunun üzerine tıkladığımızda gerekli izinlerin verilmesini sağlayan adımlara geçiyoruz. Ant Radio Service uygulamasının izinleri sayfasında “Otomatik Başlatma” anahtarını açmamız gerekiyor. Bir sonraki adımda aynı sayfadaki “Uygulama izinleri” girişi ile gelinen yerde ek izinlerden biri olan “use ANT hardware” anahtarını açıyoruz. 

Artık bir tek adımımız kalmış gibi görünüyor; Ant+ Eklentilerini yüklemek.  Ant+ Plugins Service paketi yüklendikten sonra artık kırmızı uyarı kalmaması gerekiyor. Özetler sayfasındaki görüntü yapılan işlemlerden bir süre sonra değişebiliyor. Ancak uygulamayı kapatıp açtığımızda bu işlem daha hızlı olabiliyor. Tüm kırmızılar gittiğinde artık sisteminiz Ant+ bağlantısını kullanabilir hale gelmiş olur. 

Giant Continuum Sync

İlk temel işlemi tamamlamış bulunuyoruz. Şimdi sıra algılayıcımızda. Giant Continuum Sync cihazın kendisi, hız+kadans algılayıcıları ve bunların mıknatısları ile birlikte gerekli bağlantı parçaları ile geliyor. Göstergenin taban taşıyıcısını bir lastik ile kolaylıkla gidonunuza bağlayabilirsiniz. Gösterge bunun üzerine biraz döndürülerek takılıp çıkartılıyor. 

Hız ve kadans algılayıcıları birbirlerine kısa bir kablo ile bağlı ve aslında bir tek devre ile çalışmakta. Bu algılayıcıları arka maşaya rublenin olmadığı tarafa takmanız gerekmekte. Hız algılayıcısının üzerindeki bir çentik hız mıknatısının geçeceği yeri gösteriyor. Bu algılayıcının tam ortasında değil. 

Kadans algılayıcısını da sol pedalınızın geçtiği yere gelecek şekilde yerleştireceksiniz. Bunun mıknatısı da pedala takılacak. Bu mıknatısın altına uzaklığa uygun olarak iki farklı çift taraflı bantla takabilirsiniz. Kadans algılayıcısının tespit edilebilmesi için tek noktadan kablo bağı ayarlanmış. Eğer altına taktığınız çift taraflı bandı uygun yerleştirmezseniz zamanla kayıp sorun çıkarabiliyor. Bu bandı kablo bağının altına doğru daha fazla kayık olarak yapıştırmak sorunu çözüyor. 

Cihazın ana ünitesi ve algılayıcılarının pillerini kendiniz takıyorsunuz. Bundan sonra algılayıcının aktif hale gelmesi için biraz pedal çevirmeniz gerekmekte. Sonrasında cihazın başlangıç ayarlarını yapacaksınız. Bunu cihazla birlikte gelen kullanım kılavuzuna bakarak yapabilirsiniz. Ya da aldığınız yerde hem bisikletinize taktırıp hem de ayarları yaptırabilirsiniz. 

Wahoo Fitness

Gelişmiş bisiklet bilgisayarları ve diğer ürünleri ile tanınan Wahoo firması “sadece telefonunuz yeterli” yaklaşımı ile Wahoo Fitness uygulamasını geliştirmiş. Bu uygulama ücretsiz olarak kullanıma açık. En önemli ve şu anda bizi ilgilendiren özelliği ise Bluetooth ya da Ant+ kullanan çok sayıda algılayıcıya destek vermesi. Yani sadece kendi algılayıcılarını değil piyasada bulunan hemen hemen her türlü algılayıcıyı kullanabilmekte. 

Uygulamayı kullanabilmek için kayıt yaptırmanız için iki seçenek var. Bilgisayardan https://eu.wahoofitness.com/ ile sitesine gidip “Sign in” ile adımları takip ederek veya doğrudan uygulama ile kayıt yapıp giriş yapabilirsiniz.

Girişten sonra uygulamanın ana penceresi açılır. Alt tarafta kayıtlı algılayıcıların gösterileceği yerde “Pair or link sensors” yazısı görülmektedir. Hemen sağındaki mavi algılayıcı işaretine tıklayarak algılayıcımızı tanıtmamız gerekir. Yeni açılan “Linked Sensors” sayfasından “Add new sensor” girişini kullanır ve açılan yeni sayfanın en altında yer alan “Other sensors” seçeneği ile Wahoo tarafından bilinmeyen bir algılayıcının eklenmesi işlemini başlatırız. Burada algılayıcının çalışır hale gelmesi için pedal çevirmeniz gerekir. “Continue” ile devam ettiğinizde, bir süre sonra algılayıcımız listede görünecektir. Bunun üzerine tıkladığımızda bir süre algılayıcı ile haberleştikten sonra sayfada gerekli veriler görüntülenir. Pedal çevirirsek hız ve kadans değerlerini görebiliriz. 

Algılayıcımız bulunmuş ve kullanılabilmektedir ancak “Save Sensor” ile bunu kalıcı hale getiririz. Algılayıcının kullanılacağı antrenman çeşitlerinin seçimi ile işlem tamamlanır. Daha sonra bu algılayıcıyı kullanmaktan vazgeçersek “Forget Sensor” seçeneğini kullanmamız gerekir. Artık ana sayfanın altında algılayıcıların gösterildiği yerde “Speed & Cadence” olarak durmaktadır. Otomatik olarak bağlantı sağlandığında değerleri de burada izleyebiliriz. 

“Akıllanan” Trainer İle Sürüş

Wahoo Fitness uygulamasını başlatıp “Cycling” yerine “Indoor Cycling” seçildikten sonra “Start Workout” ile antrenmanımızın kaydına başlayabiliriz. Artık ekrandaki antrenman verilerini izleyebilmekteyiz. İşimiz bittiğinde “Stop” ile antrenman kaydını durdurup kaydedilmesini sağlar ve verilerimizi inceleyebiliriz. Ayrıca bu verileri dosya olarak elde edebilir veya başka uygulamalara aktarılmasını sağlayabiliriz. İnceleme sayfasına ana sayfanın altındaki “History” girişinden de ulaşmak mümkün. Antrenman seçildiğinde sağ üstteki “…” menüsünden “Upload workout” seçeneği kullanılarak dosyanın Bluetooth, GMail, WatsApp, Google Drive gibi yerlere aktarılmasını sağlayabiliriz. 

“Upload Workout” sayfasında sıralanan farklı uygulamalar için yetki verilip antrenman sonrası verilerin otomatik olarak yüklenmesi sağlanabilir. Mesela Strava seçildiğinde Strava yetkilendirme sayfasına gidilir ve orada yetki verilir. Sonrasında yaptığınız bütün antrenmanlarınız kaydedilir edilmez Strava’ya aktarılacaktır. 

Ant+ + Bluetooth

Aklımıza “acaba Bluetooth ve Ant+ aynı anda çalışır mı” sorusu geldiğinde hemen denedik. Az önceki durumda nabız bandı yoktu. Eldeki Bluetooth ile çalışan nabız bandını(OnRhythm500) hemen tanıttık. Garip bir şekilde Ant+ telefonun Bluetooth özelliği kapalı iken de çalışmıştı. Ama elbette bu cihaz için açtık. Uygulama kolaylıkla Bluetooth nabız bandını da tanıdı ve hiç bir sorun olmadan bir antrenman daha yaptık. 

Ant+ + Bluetooth + Giant Continuum Sync

İşi biraz abarttık ama sonuç yine olumluydu. Ant+ algılayıcı hem telefondaki Wahoo Fitness uygulamasına hem de Giant Continuum Sycn kilometre saatına veri gönderiyor ve hepsi birlikte sorunsuz çalışıyordu. 

Son Değerlendirmeler

Herşey anlatıldığı gibi beklenilenin de ötesinde sorunsuz gerçekleşmişti. Ancak ilk anda dikkat çekmeyen küçük bir ayrıntı vardı. Hız+kadans algılayıcı tanıtılırken aslında girilmesi gereken bir paremetre görünmüyordu. Bu da tekerlek çevresi değeriydi. Bu değer doğru olarak girilmeden alınan mesafe ve hız doğru olmayabilir. Son denemede kilometre saati ile birlikte kullanıldığında hız konusunda bir fark pek görünmüyordu. Büyük bir olasılıkla varsayılan olarak atanılan değer olması gereken kadar ya da ona çok yakındı. Aslında zaten yol almayan bir sistem için bu değerin doğruluk payının da çok önemli olduğunu söyleyemeyiz. 

Ant+ ile çalışan algılayıcıların doğrudan bir Android cihaz ile çalışabilmesinin bir yararının da oldukça yüksek fiyatlarla satılan Ant+-USB bağdaştırıcı gerektirmemesi olduğunu görebiliriz. Bu şekilde mesela Zwift’i bir Android cep telefonu ya da tablette çalıştırarak bu ek maliyetten de kurtulmuş oluruz. 

0
    0
    Sepetiniz
    Sepetiniz BoşMağazaya Git